Kendimize Nazik Olmak: Öz Şefkat

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin

Son yıllarda popülerleşen terimlerden biri de öz şefkat olabilir. Birçok yerde karşılaştığımız, kitap isimlerinde, video içeriklerinde, sosyal medya paylaşımlarında sıkça gördüğümüz bu öz şefkat nedir? “Kendine şefkat göster” nasihatinin altında ne yatıyor? İnsan kendine nasıl şefkat gösterir? Bu yazımızda bu öz şefkat konusunu sizlere anlattık. Öz şefkati anlamak için önce şefkatin kendisini tanıyalım ve empati gibi diğer kavramlardan ayıralım.

Şefkat ve Empati Arasındaki Fark Nedir?

Şefkat kelimesi kökeninde sevgi, merhamet ve yardım etme gibi kavramları barındıran büyük bir şemsiye olarak düşünülebilir. Şefkat terimi, çeşitli felsefi öğretide ve inanç sistemlerinde kendine yer bulmuş bir davranış biçimidir. Şefkat göstermek sadece şefkat gösterilen kişiye değil, aynı zamanda şefkat gösteren kişiye de yarar sağlar. Şefkat gösterildiği durumlarda mutluluk algısının arttığı ve strese karşı bir koruyucu etki oluşturduğu, olaylara daha büyük bir açıyla bakabilme yeteneği kazandırdığı şefkat göstermeyle bağlantılı bulunmuştur. Peki, empati ile farkı ne o zaman şefkat göstermenin diye düşünüyorsanız şöyle açıklayabiliriz; Empati kendini başkasının yerine koyma ve yaşadığı durumu anlama deneyimiyken, şefkat bir başkasının yaşadığı durumda onun yanında olmak ve onunla o zor anı paylaşma isteğinde bulunmayı ve paylaşmayı içerir. Böyle anlar herkes için değerlidir ve aslında hepimiz bunu sunma kapasitesine sahibiz.

Öz Şefkat Nedir?

Şefkat göstermek sevdiklerimize rahatlıkla yapabildiğimiz bir davranış olabiliyorken, kendi zor anımızda kendimize ne kadar yardımcı olabiliyoruz? İşte öz şefkat bunu amaçlar. Zorlandığın bir anda kendini yargılamamayı, kendine kötü davranmamayı ve yüklenmemeyi öz şefkatin tanımları içerisine dâhil edebiliriz.

Şimdi yakın arkadaşınızın karşınızda oturduğunu ve sizinle bir sıkıntısını paylaştığını düşünün. Ona “Tabii ki tüm bu olanlar senin yetersiz olmandan dolayı kaynaklandı eğer düzgün yapabilseydin bugün bunları konuşuyor olmazdık, bu şekilde nasıl hayatta kaldığını anlamıyorum…” gibi cümleler kurduğunuzu hayal edebiliyor musunuz? Düşüncesi bile korkunç. Peki, hiçbir işte, projede ya da bir sınavda başarısız olduğunuz için kendinizi suçladığınız bir an hatırlıyor musunuz? “…Tüm bunlar yeterince çabalamadığın için oldu, bütün bunlar sen yeterli olmadığın için başına geldi. Zaten sen derslerinde de hiç başarı gösteremedin. Esra gibi alanında çok başarılı olmak varken, sen hep yerinde sayıyorsun. Başarılı olmak senin yapında yok.” bu cümleler veya karşısında hissettikleriniz tanıdık mı peki? Burada kişi nasıl bir dil kullanmış? Bu kişi kendiyle barışık ve olası sorunlarla kolayca başa çıkabiliyor diyebilir miyiz?

Peki ya öz şefkatli bir yaklaşım nasıl olurdu? “…Evet, yeterince çabaladım ama her zaman işler yolunda gitmeyebilir. Her zaman her şey benim elimede olmayabilir. Bu sefer istediğimin  gerçekleşmemiş olması benim zekamı veya yeterliliğimi göstermiyor.” diyor olmak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar mıydı? Araştırmalar gösteriyor ki çoğu insan kendine, arkadaşlarına olduğundan çok daha sert davranıyor. Araştırma çoğumuzun içinde kendimizi yenmek için şaşırtıcı bir miktarda hırs olduğunu ve başarısızlıklarda “Berbatsın!”, “Neden deniyorsun ki?” gibi düşünceleri açığa çıkardığını buluyor.

Öz Şefkat Uygulaması Nasıl Yapılır?

Öz şefkat kişinin durumları algılayışında ve yaklaşımında farklılık yaratan bir düşünme halidir ve 3 temel bileşeni pekiştirmemiz bize bu konuda yardımcı olur.

Bilinçli Farkındalığı Pratik Et

Kendimizin yanında olmak ve daha iyisini yapmak istiyorsak öncelikle ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz. Yolunuzu kaybettiğinizde yolun tam olarak neresinde olduğunuzu anlamamız gerekir ki ona göre hedefinize hangi aracın götüreceğine, ne zaman götüreceğine karar verebilelim. Yolun neresinde olduğunu düşünmek size acı veriyor ve kötü hissettiriyor olabilir ama yolun neresinde olduğunu bilmeden atacağınız her adım sizi hedeften uzaklaştırıyor da olabilir. Meditasyon yapmanın farkındalık kazanmakta ve farkındalığı arttırmakta büyük ölçüde fayda sağladığı araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır. Meditasyon yapmak aynı zamanda zihninize esneklik kazandıracak ve düşüncelerinizle yüzleşme yaşadığınızda ilk zamanlar zorlayıcı ve hatta kalp kırıcı olsa da zorlayıcılığı ve kırılganlık zamanla azalacaktır. Bunun  farkında olmak kendimize destek olabilmemiz için önemli.

Acının İnsanlığın Ortak Hali Olduğunu Hatırla

Mindfulness öz şefkat konusunu ele alırken hoşa giden duygular kadar acı gibi hoşa gitmeyen duyguların da insan olmanın bir parçası olduğunu dile getirir. Bu noktada yaşadığınız durumun her insanın başına gelebileceğini kabul etmekle ilişkilidir. Herkesin zor anlar yaşadığı oluyor. Bazı günler herkes için zor olabilir. İş yerindeki ilk işi günü, trafikte geçen uzun saatler, önemli bir sınava hazırlanmak çoğu insan tarafından benzer şekilde yaşanır. Bunun yanı sıra daha bireysel deneyimlerimizde bile her insanın zorlandığı anları olacağının farkına varmamız gerekir. Bu farkındalık kendimize kötü hissetmek için yer açmamızı sağlar. Kusursuz, mükemmel, daima mutlu, daima iyi olmak zorunda değiliz. Bazı günler veya bazı anlarda acı çekmek de insan oluşumuzun bir parçası. Bu acıyı yaşarken yalnız olmadığınızı bilmek ve bunun ortak bir insan hali olduğunu düşünmek kulağa nasıl geliyor? Zorlandığınız bir anınızda bunu görmezlikten gelmeye çalışmak yerine, o duyguyu yaşamak için kendine biraz yer açmak ve buna her insanın ihtiyaç duyabileceğini bilmek, daha iyi hissettiriyor mu?

Kendine Hak Ettiğin Nezaketi Ver

Nasıl ki çevrene, arkadaşlarına, ailene, sevdiklerine karşı daha naziksin; aynı nezaketi kendine de göster. Nezaketi herkes kadar hak ettiğini hatırla. Bu madde aslında çevremizdekilere gösterdiğimiz özeni kendimize göstermemiz ile ilgilidir. Kendimizi sıklıkla yargılayabiliyoruz. Oysa ki sürekli yargılamak yerine, hatalarımızı kılavuz edinip kendimize değer vermeyi denesek neler değişirdi? Bir dahaki sefere karşılaştığımız bir zorluğu fırsat olarak görüp, o anda kendimize bir arkadaşımıza yaklaştığımız kadar nazik ve anlayışlı yaklaşsak neler değişir?

Meditasyon Yapmayı Atlama

Öz şefkati pratik etmenin en güzel yollarından biri de öz şefkat meditasyonları uygulamaktır. Öz şefkati deneyimlemek için sıklıkla Mindfulness meditasyonu yapabilirsiniz. Araştırmalar öz şefkati pratik eden kişilerin daha az depresyon eğilimi, daha fazla motivasyon, iyimserlik, mutluluk ve yaşam doyum düzeyine sahip olduklarını bulmuştur.  Günde 15 dakika meditasyon uygulamanın hayatımızda bu kadar olumlu etkilerinin olabileceği şaşırtıcı ama gerçek.

Öz Şefkat Mektubu Yazın

Aklınıza size stres ve acı veren bir durumu getirin. Ve detaylıca düşünün. Düşündükten sonra bunu sanki bir arkadaşınız ya ad ikinci bir şahıs yaşamış gibi anlatarak bir mektup kaleme alın. Neler hissettiğinizden, neye ihtiyaç duyabileceğinizden, neyi umduğunuzdan bahsedin bu mektupta başka birisi olarak. Daha sonrasında o kişiye şefkatli bir tavsiye ve cesaret verici bir rehberlik oluşturun. Bu durumu yaşayan kişiye ne önerirdiniz? Sevdiğiniz bir arkadaşınıza yazıyor olsaydınız neler yazardınız? Ona ne söylerdiniz? Mektubu tamamladıktan sonra kendinize yüksek sesle okuyun.  Göreceksiniz ki kendinize normalde olduğundan çok daha şefkatli yaklaşıyor, kendinizi nezaketle yönlendiriyorsunuz.

“Mindfulness Tutumları ile İyi Hisset!” yazımızı okumak için buraya tıklayın.

Diğer Yazılara Göz Atın!

Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir