Mindfulness ile Psikolojik Dayanıklılık Seviyeni Arttır!

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin

Psikolojik dayanıklılık, teknoloji ile hız kazanan dünyamızda giderek herkesin sahip olması ve geliştirmesi gereken bir beceriye dönüşüyor. Psikolojik dayanıklılık kazanmanın birçok yolu vardır. Bunlardan biri de meditasyon yapmaktır. Meditasyon yaparak ana odaklanır, şu anda neler olduğunu fark eder, psikolojik dayanaklılığınızı da geliştirebilirsiniz.

Psikolojik Dayanıklılık Nedir?

Psikolojik dayanıklılık, hayatımızda karşılaştığımız zorlukların üstesinden gelebilmemiz ve sonrasındaki yeni duruma uyum sağlayabilmemiz için gerekli olan bir hayat becerisidir. Psikolojik dayanıklılık; hayatın kaçınılmaz zorlukları ve felaketleriyle başa çıkma yollarımızın, yaşamın stresi ve kaygısıyla başa çıkma becerileri kapasitemizin tümüdür. Bu durum da bize Mindfulness’ın hayatın zorlukları karşısında zor duyguları durdurmakla ilgili olmadığını, onlarla daha sağlıklı ilişki kurmamıza yardımcı olduğunu hatırlatır.

Minfulness Psikolojik Dayanıklılığı Etkiler mi?

Farkındalık kazanmak psikolojik dayanıklılık ile doğrudan ilişkilendirilir. Günlük tutmak, yoga veya meditasyon yapmak psikolojik dayanıklılık becerinizi güçlendirmek için oldukça etkili pratiklerdir. Günlük yazdığınızda, yoga veya meditasyon yaptığınızda, hayatınızın olumlu yönleri üzerine kafa yormuş olur ve kişisel deneyimleriniz sayesinde şükran duyduğunuz şeylerin farkına varmış olursunuz. Psikolojik dayanıklılık, farkındalıkla geliştirilebilir ve artırılabilir.

Richie Davidson yaptığı bir konuşmada mindfulness ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkiyi şu şekilde açıklıyor: “Psikolojik dayanıklılık hakkında düşündüğümüz yollardan biri, zorlukların ardından hızla iyileşebilmektir. Olumsuz duygularımızı bir kez ortaya çıktıklarında bırakabilmek, onları deneyimlemek ama onları düşünmemek diyebiliriz. Meditasyonun yararlı görünmesinin yollarından biri ise olumsuz duygularımızla daha az bağlı olmamızı sağlaması. Bağlılık derken, olumsuz duygularımız üzerinde düşünme veya bunlarla uğraşma eğiliminden bahsediyoruz. Zorluklar meydana geldiğinde, ortaya çıkan olumsuz duyguları deneyimlemek, ancak artık yararlı olmadıklarında gitmelerine izin vermek uygun olan ve günümüze uyum sağlayan bir davranıştır. Meditasyon bunu kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.”

Psikolojik Dayanıklılık Nasıl Artar?

Antrenman yaparak kaslarımızı geliştirdiğimiz gibi meditasyon ve mindfulness pratikleriyle zihnimizi geliştirebilir ve zorlandığı zaman olumlu başa çıkma yöntemlerini hatırlayacak şekilde adapte edebiliriz. Bunu sağlamak için izlenecek bazı adımlar şöyledir;

Sakinliği Kucakla

Beynimizin sakin ve güvende hissetmesine yardımcı olmalıyız, böylece zorluklarla karşılaştığımızda net bir şekilde görebilir ve problemleri daha etkili çözebiliriz. Buradaki fikir, savaş uçuşu donma tepkimizi düzenlemeye ve amigdalayı sakinleştirmeye yardımcı olmaktır. Stresli olaylar sırasında kendimizi aşırı aktif bir limbik sistemden duygusal olarak daha dengeli bir prefrontal korteks aktivasyonuna kaydırmakla ilgilidir. Bunu sağlamak için kendinizi stresli bir anda karar vermeye zorlamak yerine; biraz nefes alarak, etrafa odaklanarak, şimdiye dönerek sakinleşmeyi deneyebiliriz.

Öz Şefkati Deneyimle

Zor bir zamanda olduğunuzu aktif olarak fark etmek ve kabul etmek, akabinde ise bu belirsizlik ve ıstırap anına öz şefkat getirmek bize iyi hissettirecek. Zor bir durumdayken tıpkı arkadaşınızı yargılamadığınız gibi yargısızca kendi yanınızda olmak, tıpkı yakın bir arkadaşımızın derdini dinler gibi kendi derdinize tanıklık etmek, tıpkı ona öğüt vererek rahatlatmayı amaçladığınız gibi kendinizi rahatlatacak çözüm önerileri sunmak psikolojik dayanıklılığınızı artırır.

Düşüncelerin Gerçek Olmadığını Fark Et

Belirsizlikle veya zorluklarla karşı karşıya olduğumuzda, amigdalarımız aktive olur ve endişe düşüncelerinin çoğalmasına yol açar, “işler yoluna girmeyecek” ve “başa çıkamayacaksın” diye sizi ikna edebilecek düşünceler üretir. Bu zamanlarda düşüncelerin sadece düşünceler olduğunu hatırlamalıyız. Bazen çok gerçekçi olsalar ve bizi olumsuz sonuçlara çok güçlü bir şekilde ikna etseler de bunlar hala sadece düşüncelerdir.

Şükran Duygusu ile Bağ Kur

Çevrenizdeki kaynaklardan yararlanın. Kendinizi güvende hissettiren çevrenizdeki kişilere veya yerlere bağlanın. İç kaynaklarınızı inşa etmenin bir yolu olarak aktif bir şükran pratiği aracılığıyla hayatınızdaki iyiliklerle (zorlukların ortasında bile) bağlantı kurmaktır. Bu bizi içten besler ve daha sağlam temeller oluşturmamızı sağlar.

Kendine Hakkını Ver!

Bu, ne ile karşılaşırsanız karşılaşın kendinize güvenmenizle ilgilidir. Kendi yeterliliğiniz ve başa çıkma beceriniz hakkında kendinize anlattığınız hikayelere dikkat edin ve bunların doğru olup olmadığını kontrol edin. Güçlü yönlerinizi kendinize tekrarlayın. Zorlukları yönetebildiğinizi ve yapabileceğinize inandığınız zamanları düşünün. Motivasyonunuzu içeriden sağlayın.

Korku ev Cesaret

Belirsizlik dönemlerinde kendi cesaretimizi aktif olarak kullanmamız gerekir. Cesaret, korkuya rağmen harekete geçmeniz ve zorluklarınızla yüzleşmeniz anlamına gelir. Ünlü bir atasözü uygun bir şekilde şöyle der: “Korku ve cesaret kardeştir.” Cesaret vardır çünkü korku vardır. Cesaret, korkumuzun farkına varmak ve onunla yüzleşecek gücü bulmaktır.

Kendini Sevmeyi Öğrenmek Mümkün Mü? yazımızı okumak için buraya tıklayın.

Diğer Yazılara Göz Atın!

Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir