Wellness Nedir ve Psikolojimizi Nasıl Etkiler?

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin

Herkesin sağlıktan, iyi oluştan, wellness ‘ tan bahsettiği bugünlerde doğru tanımlamayı yapmak, doğru bilgiye ulaşmak için çok önemli bir adım. Hiç “Nasılsın?” diye sorulduğunda otomatik olarak “İyiyim” dediğinizi fark ettiniz mi? En son nasılsın sorusuna iyiyim cevabını verdiğinizde gerçekten iyi miydiniz? Bunu düşünmek başta zorlayıcı hatta can sıkıcı olabilir ama sorunun cevabını bulduğunuzda daha iyi hissetmek için adım atmaya hazır olacaksınız.

Wellness Ne Demek?

İyi olmak ne demek? Sağlıklı yaşamın önemini anlamak için sağlıkla nasıl bağlantılı olduğunu anlamak önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre sağlık, sadece hastalık veya sakatlığın olmaması değil, “tam bir fiziksel, zihinsel ve sosyal iyilik hali” olarak tanımlanıyor.

Yine de wellness aynı zamanda doyumun, neşenin ve amacın varlığıdır. Zindeliğin önemini kabul etmek, sağlığınızın neleri kapsadığını yansıtmak; zihinsel sağlığınızı ve genel refahınızı iyileştirmek için çok güçlü önleyici yöntemlerdir. Değişim süreklidir ve bedenlerimiz ile  zihinlerimiz uyum sağlamalıdır. Hayatta karşılaştığımız zorluklara karşı esneklik göstermemiz iyi oluşumuz için gereklidir. Wellness bir beden veya zihin durumundan ziyade, değişen koşullara sürekli bir adaptasyon sürecinde kişinin en yüksek öncelikleriyle meşgul olduğu yaşama karşı bir duruştur. Hayatımızdaki birçok alanla ilgilidir. Farklı alanlar için farklı ele alınmalıdır; fiziksel wellness, psikolojik wellness, mesleki wellness, finansal wellness, sosyal wellness gibi yani kısaca yaşam tarzının birkaç temel alanıdır. Uzmanlar iyi oluşun bir bütün olarak ele alınmasını öneriyor çünkü eğer bir konudaki iyi oluş artarken biri azalıyorsa bu da iyi oluşunuzu etkiler.

Psikolojide Wellness

Psikolojik iyi oluşun sağlanabilmesi için sağlıklı bir ruh haline ihtiyaç duyulur. Burada bahsettiğimiz psikolojik iyi oluş akıl hastalığının yokluğundan daha fazlasıdır. Zihinsel olarak iyi olmak ve tatmin edici bir yaşam sürmek ile yakından ilişkilidir. Bilinçli farkındalık pratikleriyle, meditasyon çalışmasıyla iyi oluş seviyesinde değişiklikler sağlanabilir. Zihinsel olarak iyi olmak, zihninizin düzenli olduğu ve sizin çıkarınıza en uygun şekilde işlediği anlamına gelir. Yani gün ortasında bir anda 3 sene önceki bir olaya geri dönüp o durum ve yaşananlar üzerine odaklanarak şu andan alınacak zevkin düşürülmesinin aksine tıpkı mindfulness çalışmalarında hep tekrarlandığı gibi şu anda sadece şimdi ve burada olmaya çalışarak wellness seviyenizi artırabilirsiniz.

Psikolojik iyiliğinizin artması zamanla diğer alanlarındaki wellness seviyelerinizi de etkiler; zamanla daha zinde hissederek fiziksel wellness seviyenizde artış gözlemleyebilir veya bu iyi oluş haliniz çevrenizle paylaştıkça sosyalleşir ve sosyal iyilik hali seviyeniz üzerinde olumlu bir etki yarattığını gözlemleyebilirsiniz. İyi oluş seviyesindeki artışın insanların olumlu düşünmesiyle, kendine güvenmesiyle ve mutlu olmasıyla ilişkili bulunmuştur. Bu ilişki onların zorluklarla başa çıkmaları, güçlü ilişkiler kurmaları ve hayattan zevk almaları olanak sağlar. Günde 15 dakikanızı meditasyon yapmaya ayırarak, hayatınıza karşı daha olumlu tutumlara sahip olabileceğinizi bilmek bile şimdiden iyi hissettiriyor.

Mindfulness ile İyi Oluşunu Arttır

Modern psikoloji bağlamında Mindfulness’ın işlevi üzerine çalışmalar hala sürmektedir. Bundan sonra pratik kullanımının nereye gideceğini söylemek mümkün olmasa da, geçmişte başarısını inkâr etmek mümkün değil.

Mindfulness Tutumları

Mindfulness tutumlarını pratik etmek wellness yani iyi oluşumuza katkıda bulunan, bizi içten içe besleyen tutumlardır. Dr. Jon Kabat-Zinn,Mindfulness ’ ın temel tutumlarını şu şekilde listelemiştir:

Başlangıç ruhu, yani içinde bulunduğunuz anı fark ederek merakla ilk kez karşılaşıyor gibi yaklaşmak.

Akışına bırakmak, yani durumları, düşünceleri duyguları fark etmek ve onları kontrol etmeye çalışmadan izlemeyi ve deneyimin içinde kalmayı seçmek.

Yargılarımızı fark etmek, yaşantımızdaki sınıflandırma alışkanlığından kaynaklanan tepkilerimizi fark edip, yargılardan uzak bir görüşe sahip olabilmek.

Kabul etmek, hoşa giden ve gitmeyen deneyimlere hayatımızda yargısızca yer açmak.

Sabır, vaktini bekleyebilmek ve zamanı olduğunu kabul etmek.

Cömertlik, başkasının hizmetine kendini açmak. Çabasızlık, olana müdahale etmemek veya değiştirmeye çalışmamak.

Güven, yaşamımızdaki şeylerin kontrolümüzde olmadığının ve bizim için hayati önem taşıyan şeylerin sürekli devam ettiğini ve buna güvendiğimizi kabul etmek.

Şükran, zihnimizi sürekli şikayet etmekten ve olaylardaki olumsuzluğu bulmaktan korumak. Şefkat, kendimizin ve başkalarının çektiği acılara olan açıklığımız ve duyarlılığımız olarak sıralamıştır.

Sıralanan bu tutumların bireylerin stres ile başa çıkmasında yardımcı olduğu ve wellness seviyelerini yükselttiği araştırmalarca saptanmıştır. Bilinçli farkındalıkla bedene odaklanmanın, fiziksel wellness’a da etkili olduğu gözlemlenmiş; bağışıklık tepkisini ve beyin fonksiyonunu artırdığı, stresi azalttığı, akademik performansı artırdığını, stresli durumlar karşısında odaklanmayı artırdığını, kronik ve akıt ağrıyı azalttığı bulunmuştur.

Kendini Sevmeyi Öğrenmek Mümkün Mü? yazımızı okumak için buraya tıklayın.

Diğer Yazılara Göz Atın!

Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir